8 Ağustos 2017

Neden Temiz Hava Hakkı

Çünkü, yaşamak için nefes almalıyız, alabilmeliyiz…

Açlığa 60, susuzluğa 6 gün dayanabilen insan; nefes almadan 1 dakika bile duramaz.

Bu yüzden, temiz hava solunabilecek bir çevrede yaşamak en temel insan haklarından birisidir. Fakat; bugün insanlar, doğa ve tüm canlılar önemli bir tehdit ile karşı karşıya: Hava Kirliliği.

Hava kirliliği yüzyılımızın en ciddi sorunlarından birisi. Artık pek çok insanın temiz havaya erişimi yok. Yıllardır süren çalışmalar sonunda, tıp dünyası bugün hava kirliliğinin sağlık etkileri ile ilgili çok daha fazla şey biliyor. Sadece çocuklar ve yaşlılar değil; hava kirliliğine maruz kalan herkesin kalp ve solunum yolu hastalıkları (astım, KOAH vb.), felç, kanser ve benzeri hastalıklara yakalanma ve erken ölüm riski artıyor.

Dünya Sağlık Örgütü, 2012 yılında dünyada 8 milyon insanın erken ölümüne sebep olan hava kirliliğini kanserin en önemli çevresel nedeni ilan etti.

Türkiye’de de nefes almak giderek zorlaşıyor, birçok şehirde insanlar hava kirliliği ile savaşıyor. 2012 yılında Türkiye’de şehirde yaşayanların neredeyse tamamı sağlık sınırlarının üzerinde kirli hava soludu. Hatta, 1-2 ay önce Bursa’da insanlar camı bile açamıyoruz diye yardım istiyorlardı. Tıpkı Zonguldak, Ankara, Afşin, Iğdır ve pek çok şehirde daha olduğu gibi…

Mevcut hava kirliliği yetmezmiş gibi, 80 yeni kömürlü santral daha planlanıyor. Bu santraller yapılırsa, dünyanın 4. kömür tehdidi olacağız. Bu sebeple, bizler artık “çevre sağlıktır” demenin, temiz hava soluma hakkımızı savunmanın zamanının geldiğine inanıyoruz.

Yapılan her kömürlü termik santral, yakılan tonlarca kömürden çıkan saç telinden bile ince olan kanserojen parçacıkların havaya saçılması ve her nefeste akciğerlerimize girip çeşitli hastalıklara neden olması demek. Santrallerin yakınında yaşamıyorsanız bile, bacadan çıktıktan sonra kilometrelerce uzağa gidebilen ve gözle görülmesi mümkün olmayan bu sessiz katillerden kaçmak mümkün değil. Stuttgart Üniversitesi ile birlikte yürütülen bir çalışmanın sonuçları, 2010 yılında Türkiye’de faaliyet gösteren 19 kömürlü termik santralden kaynaklanan hava kirliliğinin trafik kazalarında hayatını kaybedenlerin 2 katı kadar kişinin hayatına mal olduğunu gösteriyor.

Türkiye’de zaten birçok şehirde büyük bir hava kirliliği sorunu yaşanmaktayken, 80 yeni kömürlü termik santral daha yapılırsa nasıl nefes alacağız?

Çevre sağlıktır diyerek bir araya gelen doğa ve yaşam savunucuları olarak, insan ve doğa üzerindeki uzun vadeli etkileri hesaplanmadan izin verilen kömürlü termik santrallerin önümüzdeki en az 40 yıl boyunca binlerce kişinin sağlığı ve hayatını karartmasını engellemek için biraraya geldik. Bilgi ve deneyimlerimizi kamuoyuna ve karar vericilere aktararak, temiz hava hakkımızı savunmak için hep birlikte mücadele etmekteyiz.

Çünkü, yaşamak için nefes almalıyız, alabilmeliyiz…